Editoryal
Yapay Zekâ ve Gerçek Zekâ
Yakın zamanda iyi bir arkadaşım bana bir mektup yazdı ve diğer şeylerin yanı sıra şunları söyledi:
Endüstriniz gelişmeye devam ediyor gibi görünüyor, ancak gerçek zekânın yerine yapay zekâyı koyma çabanızda hiçbir zaman gerçekten başarılı olmamanızı umuyorum.
Bu bakış açısı birkaç soruyu gündeme getiriyor:
- Yapay zekâ nedir?
- Gerçek zekâ nedir?
- Bir makine bir gün bir insan kadar zeki olabilir mi?
“Yapay zekâ”, bir makine tarafından sergilendiğinde, bir insan tarafından yapılsaydı zeki olarak adlandırılacak davranışlar şeklinde tanımlanmıştır. Bu terim, yalnızca insanların zeki olabileceği yönündeki tartışmayı bertaraf etmek için seçilmiştir.
Zekâ gerektiren insan etkinliklerinin alan alan makineler tarafından yerine getirildiğine dair hiçbir kuşku yoktur. Kişisel bilgisayar buna bir örnektir. Uzman sistemler başka bir örnektir. Bir uçaktaki otomatik pilot da bir başka örnektir. Nasıl ki bazı araçlar, insanların yardımsız yapamayacağı işlere mekanik güç uygularsa, diğer araçlar da insanların yardımsız yapamayacağı işlere elektriksel güç uygular.
Davranışı zeki olarak sınıflandırmamıza bizi ikna eden davranış unsurları nelerdir?
Bir gün insan beynini parçalara ayırıp bilgiyi gerçekten nasıl akıllıca işlediğini gözlemlemek mümkün olabilir; ancak günümüzde yapabileceğimiz en fazla şey, zeki olarak sınıflandırdığımız bazı davranış türlerini belirlemek ve örneklemektir.
Bazı örnekleri ele alalım.
Toplama.
Siz ya da ben 12 ile 8’i toplayıp 20 sonucuna ulaştığımızda, zeki bir davranış sergileriz. Örneğin zihnimizi ve anlayışımızı kullanarak 12’den itibaren 8 adım ileri sayar ve 20’de bitiririz. Sayıları toplayıp cevap verebilen bir köpek ya da at bulabilseydik, hayvanın zeki olduğunu kesinlikle söylerdik. Elbette bir bilgisayar bunu yapabilir. Hem de bir saniyede 100.000’den fazla sayıyı toplayabilir.
Seçim.
Ya da bir yolda ilerleyen bir köpek ya da atın bir yol ayrımına ve bir yön tabelasına geldiğini varsayalım. Tabelayı okuyup, gideceği yere ve aldığı talimatlara bağlı olarak sola ya da sağa karar verebilseydi, kesinlikle zeki davrandığını kabul ederdik. Bir bilgisayar bunu saniyede 100.000’den fazla kez yapabilir.
Bellek.
İnsan beyninde zeki davranışın temel işlemi öğrenme ve hatırlamadır. Benzer şekilde, bir bilgisayarda temel işlem bilgiyi depolamak ve ona başvurmaktır. Bir bilgisayarda ve çevre birimlerinde bilginin depolanabildiği konumların sayısı 100 milyondan fazladır. Bir insan zaman zaman “Bunu unuttum” ya da “Bunu hatırlamıyorum” demek zorunda kalabilir. Ancak bir bilgisayar (atasözündeki fil gibi) asla unutmaz.
İşte zekânın sözlük tanımlarından oluşan bir liste:
- deneyimden öğrenme ya da anlama yeteneği
- bilgi edinme ve onu elde tutma yeteneği
- yeni bir duruma hızlı ve başarılı biçimde yanıt verme yeteneği
- sorunları çözmede ve davranışı etkili biçimde yönlendirmede aklı kullanma yeteneği
- yeni durumlarla başa çıkabilme yeteneği
- kafa karıştırıcı durumlarla başa çıkabilme yeteneği
- olağan rasyonel yollarla anlama ve çıkarım yapma yeteneği
- çevresini yönlendirmek için bilgiyi uygulama yeteneği
- bilgi edinme ve uygulama yeteneği
- düşünme ve akıl yürütme yeteneği
(lütfen sayfa 27’ye bakınız)
Bu listeyi gözden geçirdiğimizde, bu yeteneklerin hiçbirinin uygun şekilde programlanmış bir bilgisayarın gücünü aşmadığını görüyoruz. Hatta oyun oynama bağlamını ele alırsak, damada dünya şampiyonu bir bilgisayar programıdır, tavlada dünya şampiyonu bir bilgisayar programıdır ve günümüzdeki en iyi bilgisayar satranç programları, satranç kulüplerine üye insan oyuncuların yüzde 95’inden daha iyi oynamaktadır.
Dolayısıyla sorularımıza verilen yanıtlar şunlardır:
- Yapay zekâ, dikkate değer ölçüde gerçek bir zekâdır.
- Gerçek zekâ, binlerce yapay zekâ örneğini içerir.
- Makineler, şimdiden çok sayıda insandan daha zekidir.
- Ancak insanların, makinelerin henüz sahip olmadığı ve belki de yüzyıllar boyunca sahip olamayacağı büyük zekâ kapasiteleri vardır.