MAKİNELERLE DÜŞÜNME
I. William C. Christian’dan, Yardımcı Editör
Management and Business Automation, Chicago, Ill.
Management and Business Automation dergisi, makinelerin düşünme yeteneği gibi önemli ve heyecan verici bir konuyu ele almıştır.
Günlük basın ve çeşitli dergiler bu konuda sürekli olarak birbiriyle çelişen makaleler yayımlamaktadır. “Elektronik beyin” terimi ortalıkta dolaşmakta ve bazı çağrışımlar, özellikle donanım kullanıcıları arasında, otomasyonun olumlu ilerlemesine ve gelişimine gerçekten zarar verici olmaktadır.
Otomasyon alanınızdaki bir otorite olarak, okuyucularımız için ortamı biraz olsun netleştirmemize yardımcı olur musunuz? Gelişmiş otomasyon kuramlarıyla çalışan bilim insanı ile günümüzün araçlarını kullanan iş insanı arasında, makine düşüncesinin tüm anlam ve sonuçlarını iletmek için samimi bir çaba göstereceğiz.
Bir makinenin "düşünebilme" yeteneğine ilişkin, iş insanının anlayabileceği terimlerle kanıtlar talep ediyoruz. Bugünün makinelerinin ne kadar ilerlediğini ve tam anlamıyla kullanıldıkları takdirde ne kadar ileri gidebileceklerini açıklamak istiyoruz. Görüşünüze göre:
- Makineler tamamen kendi başlarına "düşünebilecek" mi ya da düşünebilecekler mi?
- Önümüzdeki 10 yıl içinde otomasyonun durumu ve kapsamı hakkında ne öngörüyorsunuz?
Bu bilgileri kısa bir ifadede özetlemek zor bir görev olabilir. İsterseniz uzun uzadıya görüş bildirebilirsiniz. Bu makalenin geliştirilmesine yardımcı olacak her türlü bilgiyi memnuniyetle karşılarız. Okuyucularımıza güncel ve önemli görüşünüzü sunarken, aslında hayati ancak büyük ölçüde yanlış anlaşılan bir mesajı ileterek bir hizmet sunmuş olacaksınız. İş birliğiniz büyük takdir görecektir.
II. Editörden
1. "Düşünme"nin Anlamı
"Düşünme" sözcüğü anlamının büyük bölümünü yıllar önce kazanmıştır. Akıl yürütme ve yargı içeren çeşitli durumlara uygulanabilirliği, otomatik hesaplama ve veri işleme makineleri geliştirilmeden önceki yıllarda neredeyse bütünüyle belirlenmiştir.
Bunun bir sonucu olarak, "düşünme" sözcüğü makinelere uygulandığında, kelimenin çağrışımı insanlarda duygusal tepkiler uyandırır.
İkinci bir sonuç olarak ise, "düşünme" sözcüğünün yeni durumlara uygulanmasında belirsiz ve bulanık bir anlam alanı ortaya çıkar. Bilgiyi makul ve otomatik biçimde işleyen otomatik makinelerin çalışması yeni bir durumdur.
Bu nedenle, bir makinenin düşünüp düşünemeyeceği konusundaki tartışmaların çoğu yüzeysel ve verimsizdir; çünkü mesele, belirli bir etkinliğin (örneğin mantıklı bir sohbet yürütmek) düşünme terimi kapsamına alınıp alınmayacağına dair boş bir tartışmaya indirgenir. Herhangi bir tartışmadaki yanıt, "düşünme" sözcüğünü tanımlama hakkını hangi kişinin ele geçirdiğine bağlıdır.
2. Eğitim ve Düşünme
Tartışmanın daha önemli bir bölümü, bir insanın düşünmeyi nasıl başardığını ele almaya dayanır. Açıkça görülmektedir ki, bir insan yeterli biçimde düşünmeyi başaramaz; ancak eğitim almışsa, hem de oldukça iyi bir eğitim almışsa başarabilir. Tamamen eğitimsiz bir insan — doğumundan itibaren diğer insanlarla her türlü temastan yoksun bırakılmış biri — düşünemez ve hatta iletişim bile kuramaz.
Bir insanın eğitimi ile bir bilgisayarın eğitimini, önce okul eğitimi açısından kısaca karşılaştıralım:
| İnsan | Bilgisayar |
|---|---|
| Okuma | Bilgi alma |
| Yazma | Bilgi verme |
| Yazım (imla) | Çıktının tatmin edici biçimde üretilmesini sağlayacak biçim denetimi |
| Aritmetik, matematik | Bilgisayarın aritmetik birimi ve bir miktar programlama |
| Tarih, coğrafya, edebiyat, sosyal bilgiler | Bellek birimleri ve manyetik bantlarda belirli bilgilerin depolanması |
| Yabancı diller | Makine çevirisi |
| İngilizce kompozisyon | Anlam taşıyan cümleler kurma kapasitesi (L. E. S. Green tarafından yazılan ve Computers and Automation dergisinin Ekim 1959 sayısında yayımlanan "Conversation with a Computer" raporunda bunun mümkün olduğu gösterilmiştir) |
Okulda verilen resmi eğitimin parçası olmayan bazı diğer konuları da karşılaştıralım:
| İnsan | Makine |
|---|---|
| Çevresine bakabilme yeteneği | Bir ölçüde mevcut |
Görme ve tanıma: radar izleme ekranları, çevrenin çeşitli özellikleri vb.
Konuşulan dili dinleme ve içinden fonemleri (konuşmanın birim sesleri) ayıklama yeteneği — mevcut makinelerin hiçbirinde yoktur, ancak bu konuda yoğun çalışmalar yürütülmektedir.
Fonemleri bir araya getirerek sözcükler oluşturma yeteneği.
Sözcük dizilerini alıp bunlardan bir fikir çıkarma yeteneği.
Fikirleri alıp onları sözcüklere dökme yeteneği.
Sorunları çözmek için fikirleri yeni biçimlerde birleştirme yeteneği.
Bir bilgisayar için açıkça bir programa indirgenebilir.
Günümüz bilgisayarlarında matematiksel ve mantıksal alanlarda mevcuttur.
Günümüz bilgisayarlarında mevcuttur.
Günümüz makinelerinde mevcuttur (örneğin A. Newell, J. C. Shaw ve H. A. Simon tarafından yazılan ve Computers and Automation dergisinin Temmuz 1959 sayısında yayımlanan "A Report on a General Problem Solving Program for a Computer" makalesine bakınız).
Bu düşünme etkinlikleri listesi önümüzdeyken şu soruyu sorabiliriz: "İnsan düşünme yeteneklerinden herhangi biri bilgisayarların kapasitesinin ötesinde midir?" Yanıt açıkça "Hayır"dır.
Aşılması imkânsız bir engel, herhangi bir kuramsal bariyer göremiyoruz. İnsan ile makine arasındaki farklar, nitelikten çok derece farklarıdır.
3. Kişilik ve Programlar
Bilgisayarlar, düşünme olarak adlandırdığımız işlemlerin gerçekten büyük bir kısmını yapabilir hâle geldikten sonra, bir bilgisayarın bir kişiliği varmış gibi görünecektir — bilgisayarın özelliklerinin ve nasıl programlandığının bir yansıması olan bir davranış biçimi. Aynı şekilde, bir insanın da özelliklerinin ve eğitiminin bir yansıması olan bir kişiliği vardır.
Ancak belirgin bir fark kalır. Bir insan bir bütün olarak vardır. Bir bilgisayardan belirli türde programların çıkarılabildiği gibi, bir insandan da belirli türde düşünme davranışlarını istenildiği zaman kesip almak mümkün değildir. Ayrıca, bir bilgisayara belirli türde başka programların birkaç dakika içinde yüklenebilmesine karşılık, bir insana birkaç dakika içinde belirli türde başka düşünme davranışlarını eklemek de mümkün değildir. Muhtemelen hiçbir insan, bir bilgisayardan bir program çıkarılıp yerine başka bir program konulduğunda kişiliğinin değişmesi gibi, kişiliğini bir dakika içinde tamamen değiştirmeyecektir.
O hâlde, düşünenlerin bilgisayarlar değil de programlar olduğunu mu söyleyelim? (Ve "programları insanlar yapar" diye mi ileri sürelim?)
Günümüzde birçok program insanlar tarafından yapılmaktadır. Ancak bunlar, esas olarak, kendilerinin de 5000 yılı aşkın uygarlık süreçleri boyunca programlandığı eğitimi aktarmaktadır. Bununla birlikte bilgisayarlar da programlar yapar ve programları geliştirir; bu durum gelecekte çok daha büyük ölçüde gerçekleşecektir. Örneğin, önümüzdeki on ya da yirmi yıl içinde dünya satranç şampiyonunun otomatik bir bilgisayar olacağı öngörülmüştür.
Akıntı, giderek daha fazla düşünme yeteneğinin bilgisayarların gücünün bir parçası hâline gelmesi yönünde güçlü biçimde akmaktadır. Bir mühendis şu sözleri söylediğinde doğru bir rehber edinmiş olur: "İnsan düşüncesi bir şeyi yapabiliyorsa, o zaman bir bilgisayar da onu yapabilmelidir."