İyi bir esere sahip olmak istiyorsan, yorulmayacaksın.
İyi bir eser için, binbir ter gerek, binbir emek gerek.
Her eserin ardında yorgunluklar yatmalıdır evlat.
İyi bir eser, zahmet ister, uğrunda ter döküldüğünü bilmek ister.
⋯/var/log/thoughts
İyi bir esere sahip olmak istiyorsan, yorulmayacaksın.
İyi bir eser için, binbir ter gerek, binbir emek gerek.
Her eserin ardında yorgunluklar yatmalıdır evlat.
İyi bir eser, zahmet ister, uğrunda ter döküldüğünü bilmek ister.
⋯Yapay Zeka karşıtı gibi gözüken, aslında işin aslını kurcalayan yazılara verilen tepkiler, otoriteye karşı olma gibi görünen, kişinin zihni konfor alanını rahatsız etmesinden kaynaklanıyor.
Aslen akıntıya kapılmak, zihnen rahat hissettiriyor. Ama, bunun karşısında bir fikir beyan etmek, araştırmaya, incelemeye analiz etmeye dayandığı için, aksi fikri kabul edemeyen, kendisinin haksız olduğu düşüncesine tahammül edemeyen bir çok kişi gördüm.
İşin komik tarafı, bu bir yarış değil, bir zafer gösterisi de değil. Ben kazandım, sen kazandın meselesi de değil. Hakikati anlamak açısından, doğru nediri kurcalamak.
Şahsen, kendim, ai broların kitaplarını da, tam aksi görüşleri de, ve normal orta yoldaki daha rasyonel fikirlerin kitaplarını da okumaya çalışıyorum. Sonra kendi fikrimi sentezleyip sunuyorum.
Ama bazı insanlar bunu kendi fikir dünyasına saldırı gibi algılıyor. Böyle bir şey yok. İlim böyle bir konu değil. Öyle olsa, ilim ilerlemez. Birileri AI yada X olan şeyi savunacak, diğerleri Yyi savunacak. Fikirler çarpışacak, ilerleme olacak.
Fikri sabit olmayın. Bu bir dogma değil, bu bir fen ilmi. Aristo gibiler yüzünden fende yüzyıllar boyunca geri kalındı. Şimdi aynı dönemi yaşamayalım ;-)
Teknoloji keyiflidir, ama yobazlık kötüdür. Fen yobazlığı daha da kötüdür. ;-)
⋯Signal güvenli mi? Hayır! Çok basit bir testi var. Signal iOS reposunu indirin. Instrumentsi açın, memory leak showunu seyredin 😀
JR lara mı yazdırdınız bu kodu dedirtir adama. Bu çalışanlar 17Bin dolar meyış alıyordu 2 sene evvel 😀
Whatsappın en büyük başarısı kapalı kaynak olması, threema isviçre kanunları ile korunuyoruz derdi 😀 open source olunca, ne olduğu ortaya çıktı. Rezillik diz boyu.
⋯Sektörel bilgisi olmadan, Vibe coding ve AI ile ürün yapılabileceğine inanıp, tüm meslekleri öldüren arkadaşlara ithafen;
-> Sektörel tecrübesi olan:
Bir konuda eksik ya da problemli kısmı
görüp, daha ayakları yere basan bir fikir bulmuştur.
-> Vibe Coder:
Bu tecrübenin gereksiz olduğuna inanmaktadır. Diğer
insanlar gereksiz yere bunca seneler uğraşmışlardır, artık AI vardır, her fikri onun beni
övmesiyle yapabileceğine inanmaktayımdır. Çünkü artık elinde süper bir güç olduğuna
inanmaktadır.
Zaten blockchain zamanından edinmiştir bu tecrübeyi, herkes para kazanırken, kendisi bu fırsatı kaçırmıştır, şimdi böyle bir fırsatı tepecek tahammülü kalmamıştır.
Artık dünya, vibe coder arkadaşımızın muazzam fikirlerini görebilecek olgunlukta teknolojiye sahiptir.
-> Sektörel tecrübesi olan:
Bu noktada işler sıkıntılı olmaya
başlamaktadır. Çünkü en zor yerlerden biridir. Karşılaşılabilecek sorunları üzerine sınırlar
ve yapabileceklerini düşünür. Ayrıca, sınırları çok iyi bilirse, sorunlar belki avantaja
çevrilebileceğini görür. Biraz yorulur ama buna değer.
-> Vibe Coder:
Ne sınırı, o ne ki, AI var, o zaten ben hata yaparsam
yazar ama, zaten muazzam fikri nerdeyse hatasız olacak seviyededir. Devam eder hiç sıkıntı
yoktur onun için.
-> Sektörel tecrübesi olan:
Tartışabilecek biri bulursa onun için
fikrini olgunlaştırma ve hatalı yerlerini göreceği, müthiş bir fırsattır. Bu fırsatlara
açıktır ama her zaman bunu yakalayamaz ve vakit kaybetmek istemez. Fırsat buldukça, bunu
kendisi de, araştırır sorabilirse sorar ve fikrini olgunlaştırır.
-> Vibe Coder:
Tartışma? Saçmalıktır onun için. Zaten harika bir fikri
vardır. O güne kadar dünya bu arkadaşın kıymetini anlayamadığından, bize lütfetmektedir. En
kötü, AI zaten, yağlaya ballaya, fikrinin harika ötesi olduğunu söyleyip, minik düzeltmeler
önerebilmektedir. Ama ona da aslen gerek yoktur. Çünkü farkedilmemiş bir cevherdir.
Fikirleri de öyledir.
-> Sektörel tecrübesi olan:
Aslında bu nokta eğer varsa, fikri ciddiye
alınmış ve sektörde karşılık bulabileceğine işarettir. Bu kısım çok önemli bir eşiktir.
-> Vibe Coder:
Pardon! Bir daha tekrar et! Sen dalga mı geçiyorsun?
-> Sektörel tecrübesi olan:
Artık uzun süren ve gereksiz yere
yorgunluğa başlamıştır. Wireframe çıkarmaya başlar ve artık demo için hazırlıklara
girişmelidir.
-> Vibe Coder:
Bu tarz işlerin, eski kafalı dinazorlar için olduğuna
inanmaktadır. Zaten bunlar matbaaya da karşı çıkmıştır. Wireframe ne olduğunu ilk defa
duymuştur ama vibe Coding e mani olduğundan, onun için tehditdir, saçmalıktır, gereksizdir.
Artık dünya Vibe Coder kardeşimizin fikrini görmeli, ve bugüne kadar bu kod yazarak geçirilen günlerin, pişmanlığı yaşamalı, ve ne kaçırdığını anlamalıdır.
..... (Devam edecek)
⋯Bazen tembellik edip, bir konuyu okur ya da araştırırken yapay zekaya şunu bir özet geçiver, anahtar noktaları vurgula diyorum.
Sonra içime sinmiyor, tekrar bakıyorum, yapay zekanın yazdıklarında tutarsızlık gördüğüm yerler oluyor. O noktalara bakayım derken, baştan harcayacağım eforun daha falasını gereksiz yere harcamışım 😀
Yapay sinir ağlarında bir eşik vardır, aradaki katmanlara daha fazla network atmak ya da node çoğaltmak fayda vermez. Bir noktada o durur. Sonra doğruluk eğrisi hızlı bir şekilde aşağı iner.
Yani ai-insan dayanışmasında da aynı şekilde. O eşik noktayı yakalayamaz ise, zararı faydasından çok durumlar yaşanabilir.
O noktayı anlayıp, fayda analizi yapmadan körü körüne AI bizim babamız, ne isterse yaparız moduna girmek komik olabiliyor 😀
⋯Yapay zeka ile alakalı kocaman cümleler kuranların profilleri neden çok benzer?
2-3 sene kod, becerememe, zorluğa katlanamama sonra CEO. Ve artık akıl hocası.
Bu bir tesadüf olamaz 😀
⋯"İnternetin dili nasıl olacak?" sorusunun ilk cevabı RFC-20. Vint Cerf tarafından ortaya konulan bir spec. 2004 senesinde Turing ödülünü kazanmış, bilgisayar biliminin öncülerindendir.
RFC özetle şunu söylüyor: Ağ üstünden konuşacaksak ortak bir alfabe kullanalım.
Şimdi bir mizansen yapalım; bugünkü internet, ağ ve donanım bilgimizle 1968 e ışınlandığımızı yani zamanda yolculuk yaptığımızı varsayalım. Okyanus ötesindeki bir gizli bir araştırma tesisinden geldiğimizi ve Vint Cerf'in yapmaya çalıştığı standartizasyon a yardımcı olmaya çalıştığımızı anlatalım.
O gün, Vint Cerf, neyi doğru yaptı, neyi yanlış kurguladı, eğer baştan düzgün kurgulansaydı bugün hangi sorunlarla uğraşmak zorunda kalmazdığın cevabını arıyoruz.
Tabi bunu Ajan Smith beyfendiliğinde, ama onun gibi kibirli olmadan, alçakgönüllü olarak yapmaya çalışacağız.
İlginç bir hikaye geliyor...
⋯Ne demek yapay zeka sadece bir bilgisayar programı? Bazılarının duygularını yaralıyor olabilir ama evet;
Çocukken okulda, tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz derlerdi.
Şimdi emeksiz vibe coding ile app yapabileceğine inanların, halini de açıklıyor biraz da bu söz.
Bu tarz insanların ekseriyetinin trader tayfa olmasının altındaki psikolojide esasen buna dayanıyor.
Emek vermek, ter dökmek, eser ortaya koymak için gece gündüz çalışmak bunların kitabında olmadığı için, bitcoin hype ını kaçırdıklarından oluşan öfke ile, bunu da kaçırmamak ve gerçekleri duymanın verdiği acıya tahammülleri olmuyor maalesef.
⋯Genç JR arkadaşlar, yazılım öğrenmeyi sakın bırakmayın, işin matematiğine, felsefesine hakim olun. Size bunları öğrenmenin artık gerek olmadığını, artık yazılımcıya ihtiyaç olmadığını söyleyenler, genel de; bu teknolojilerin, durduk yere bir anda kendi kendine, korkunç tesadüfler eseri ortaya çıktığını zanneden zihniyetin benzerleri.
Ne ilimden, ne bilgisayar tarihinden, ne yapay zekadan, nede bunları bir araya getirebilecek ıstılahlardan haberleri olmadıkları için genel de böyle sözleri sürekli durmadan tekrarlıyorlar.
Etki-tepki. Onların da yaptığı aslında etki-tepki meselesi ama onlar, zorluğa katlanamadıkları için, kolay yoldan, emeksiz, para kazanmayı adet edinmiş, alın teri ne olduğunu çok anlamayadıkları için sürekli aynı sözleri tekrar edip duruyorlar.
Yazılım hiç olmadığı kadar önem kazanacak ve iyi yazılımcılara her zamankinden daha çok ihtiyaç olacağa benziyor. Yazılım, bilgisayar, hesaplama tarihi ve yaşanan gelişmeler bunu gösteriyor.
⋯Yazılımcılar için iş bulma rehberi adında, tehlikeli bir yazı yazmayı planlıyorum. Biraz zor bir yazı olacak, benim de iş aradığım zamanlar oldu. Realist, romantik olmayan ama pesimist de olmayan, ümitsizliğe itmeden, gerçekleri kendi meşrebimce yazmaya çalışacağım.
Aslında bu yazıyı yazmak istememdeki kastım, nerede hata yapıyoruz sorusunun cevabını aramak. Belki çoğumuzun kaçırdığı bir nokta var. Bu kadar iş ilanı var (sahte olduklarına inanmıyorum, bu ai bro tayfanın abartıları) sadece linkedin değil, indeed, x, Lemon bir sürü platformda tonlarca yazılımcı ilanı var, birileri hususi oturup bunları sahte olarak açması bana mantıklı gelmiyor açıkçası.
Umarım hepimiz için faydası olur.
Not: Yazarken yapay zeka kullanmadığımdan, cümle düşüklükleri ve bazende yazım hataları olabiliyor. Edebiyatçı değilim, şimdiden affola ;-)
⋯Türkiyede değeri az bilinen iki teknoloji alanı gördüm. Biri tasarım (UI/UX) diğeri test. Çok ilginç esasen ikisi de bir uygulamayı ufak dokunuşlarla zirveye çıkaracakken, bu denli değersiz görülmesi beni hayrete düşürüyor.
⋯AI broların anlamadığı konu şu; Emek. Emek olan işte kusur olur, hatalar olur. Kusurda beyin
için ödüller vardır. Beyin emeği ödüllendirir. Der ki;
Evet, pürüz var… ama uğraşılmış.
Yani esasen bir eserdeki kusur bize şunu söyler: "Burada biri vardı."
AI Brolar;
Maalesef, hiç bir zaman haklı çıkamayacaksınız.
⋯Video dosyaları aslında kayıt değil talimat dizisiymiş ya 😀 kafam beynim yandı. Nasıl bir psikopat mühendislik seviyesidir bu arkadaş.
Bir şeyi kaydetmemek, kaydetmekten daha değerli. Vay arkadaş, vay arkadaş 😀
⋯2008 senesinde yapay zeka ile uğraşmaya başlayınca, deterministik olan programların, mantıklı bir şekilde otomatik üretilip üretilemeyeceğini sorgulamak için şöyle bir cümle kurmuştum.
"Her şey bir şey olabiliyorsa, bir şey neden her şey olmasın."
O zamanlar bilmediğim cevap; Halting Problem (Turing)
"Ama ben filtre koyarım" diye düşünüyor insan
Filtre koyarız ama,
Bu bir sonsuz regresyona giriyor.
Bir arada aklıma, acaba bir program yazsam ve kelimeleri yanyana rasgele dizerek bir roman çıkarabilir miyim diye düşünmüştüm. Bu da tam aşağıdaki teorem e giriyor;
Infinite Monkey Theorem: Sonsuz sayıda maymun sonsuz süreyle rastgele tuşlara basarsa... Mantıklı bir roman üretebilir mi?
Matematiksel olarak: Olasılık sıfır değildir. Ama gerçekleşme beklentisi sıfırdır.
Peki şu var;
Rastgele üretimde: Her sonlu dizinin ortaya çıkma olasılığı > 0
Yani: "Dünyanın en iyi polisiye romanı" da "Ali bugün Ali dün Ali yarın" da aynı evrende mümkün diziler.
Ama gerçekleşme olasılığı, gerçek değil :D
Örnek: 300 sayfalık roman ~1 milyon karakter. Rastgele üretimde: 1 / (alfabe_boyutu ^ 1.000.000). Bu sayı: evrendeki atom sayısından, evrenin yaşından, hayal gücünden daha büyük bir küçüklük.
Yani imkansız :D
⋯Sürekli eski dergileri okumak istemem nostaljik romantizm değil sadece. Yeni makaleler ile eskiler arasında ciddi bir üslup farkı var.
Yeni makaleler okurken, yazarlar beni nedense bilmeyen yerine koyup, buyur doğrusu bu diye anlatıyor.
1954'teki Manchester Üniversitesi'ndeki efsane konuşmanın köşe yazısından bir parça:
EDSAC – ACE karşılaştırması:
Programlaması kolay, ama çok yüksek hız veya güvenilirlik için mühendislik yapılmamış.
Bugün birinin bunu yazamaması beni çok şaşırtıyor. Herkesin kurduğu sistem, hem hızlı, hem güvenilir, hem ölçeklenebilir...
Literatürde olanları paylaşıp yorumunu yapsa, gerisini bana bıraksa, benim de bir fikrim olacak ama buna müsade etmiyor, buyur doğrusu bu. Herhalde o yüzden yeni kitaplar, yazılar, yazarlar bir türlü ısınamıyorum.
⋯Metal ile geliştirdiğim Swift Lexer+Parser+Semantic Analyzer için yaklaşık 6 ay uğraştım. Ama buna değdi. Şu an yüzbinlerce dosyayı saniyeler içinde semantic analizini çıkarıyor.
Bu şu demek, hani XCode da böyle bir hata verir, sürekli indexing yazar, nerede lan bu hata, dersin çıldırısın ya, bunları göz açıp kapayıncaya kadar görmek ve yakalamak demek.
Şimdi elimde, GPU destekli bu kütüphane var, aynı zamanda MiniSwiftWeb için bunu WebGPU da uyguladım/uygulayacağım. Bazı sorunlar var. Her neyse.
Asıl problem şuymuş: TextEditor :D
Lise yıllarında WordPad’e özenip, wysiwyg editor yapmak için çalıştığım zamanları unutmuşum. O günler bir anda flashback oldu ve asıl probleme tosladım.
CodeEditor, bu işe girişen/yapan çok az maalesef. Koca bir sektör, MonacoEditor (VSCode) üzerinden yürüyor. Bir de, JetBrains, ZED vb firmaların yaptıkları var.
Şimdi mimari kuşbakışı şöyle; Bir code editor, alt alta şu katmanlardan oluşuyor:
Bazen diyorum ki, AI Brolar keşke haklı çıksa da şu kodları AI tek başına yazsa. Delilik lan bu 😀
⋯University of Florida — Bilgisayar ile tiroid hastalığı teşhisi (Yapay Sinir Ağı Destekli)
Hasta bilgileri IBM 2741 terminalden giriliyor
Bu terminal modem üzerinden
System/360 Model 50’ye bağlanıyor.
Sistem hastayı 2000 kayıtla karşılaştırıyor
symptom matching
pattern recognition
olasılık hesaplama
Bu 1970’in medical expert system’i.
Rapor 2–3 dakika içinde çıktı veriyor
Sonuçları doktorlar manuel kontrol ediyor ama doğruluk yüksek. %95 civarında.
— not
⋯